m etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
m etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Ekim 2011 Çarşamba

m. yarın pazartesi,
ben evden çıkınca hiç nefes alamıyorum. yollarda hâller işte bir süredir. korku biraz.
benim nelerim var? kırıklarım kollarda bacaklarda izsiz, çoğu zaman sızılı. derimi yüzdüğümün izleri çok. görünen, görünmeyen.
ben en çok sağ omzumdakini. üzerime düşen camdan. oradan kemiğimi görmüştüm. büyülenmiştim.
omuzlarımı seviyorum. camları da. her cam dediğimde bir de dario argento muhakkak.
ama sana sağ ve sol olduğunda her zaman sol.
M., çaydanlığı ve ateşi de ikna edip kahvemi seninkine yetiştirdim.
buko en çok gıdısından mırlar.
100 mailde neler? kahveler, C.ler, çeşitli W.ler, sancılar, gülümsemeler, buklelerim.
ce. kardeşten öte. on dört senelik nadirlik.
kardeşimin dövmediği kadar da yüklenecek yine.
fakat ben kumburgazın gereksizliğine ikna edicem onu da kalacak beylikdağında.
biliyorum. hep aynı. dil çözüyor.

ben şimdi kahveye. yine.
:))) m. o midyecileri buraya getirmelisin.
ben onlara ulaştığımda saat hep geç. tablalarında hep minik midyeler.
minik midye yiyemiyorum bebek yiyormuşum gibi midem bulanıyor.
ben doktora gideceğim söz.

bilmiyordum, adı ne?
benim de çok sevdiğim sürahim 'domacan' ve bardaklarım. ben çok cam severim. ben hiç su içmem.

sen daha iyi ol. inan geçti. uyar'a inandım diye mi - uyar bahane mi? hiç olmamış gibi. öyle kötü bir sancının böyle güzel huyu var. inanılmayacak şey, bitince izi yok.

bir. iki. saat. dayanılır ki.

g.
'muş-tatvan yolunda bir gün senin akşamın ne ki' m. benim gözlerim dolmaya yer mi arıyor?
elin. ayağın. şimdi dursunlar.
gideceğim doktora. artık mecburen bayramdan sonra.
m. su iç. ben de bir uyar okuyayım. biliyor musun bazen geçiyor?
çok mu inanıyorum? inanırım.
sakalını da giydin mi m.? 'sıkıcı' demesinler.
ben daha kahve değil. önce asit.
daha büyük masalar, daha büyük odalar?

bugün beylikdağı'nda kesinlikle ışık yok. tüm perdeler açıkken söyleyebilirim.

g.
M,

gün bana da aydı. sonra ben de suya temas. her sabah mis her gece leş. ne rüya/ kabus gördüysem dudağımı ısırmış kanatmışım. çok W. çok C. içilmiş dün öksürülüyor bazen. şimdi ilk C.
neden dinlenemedin?
ben şimdi perdeler camlar açıp evi gezeyim toplayayım. bir de müzik. herhalde marsis.
iyi çalışmalar ile kolay gelsin arasında bir fark var. tat farkı. ikisini de söyleyebiliyorum hangisini beğenirsen onu al.

gamze
16 dakika önce,
15 dakika önce,
M,

beylikdağı yağmur yağmur boran oldu da beni bu gece de birden tüketti. sen 10 sayfanın yarısının üstünden geçtin bile. güzel uyuman için yapacağım bir şey kalmadı. mo.'yi ben oradan kaldıramam.
elimdeki C.yi bitirip kalkıyorum buradan. balkon. sonra uyku.
güzel uyumam için yapacak bir şeyim de yok. şimdi bugün içtiğim su kadar serin olmalıyım. olurum.

orada C.yi tükettin mi? gözlerim acıyor göremiyorum şimdi.

bu da biraz bildiğin gamze.
M ...'ni nerede düşürdün?

Yeter su. Sancıyla uyanmaktan korkuyorum. Ben az içmiş olabilir miyim diye korkuyorum. Çok irrasyonel korkularım var evet rasyoneli olur mu ki?
m. senin sakalların sıkıcı değil. senin böbreklerin konuşuyor.
ve sen mo'ye kızsan da canı sağolsun diyorsun. ataköyü'nde.


şimdi uykuya. haydi.

gamze, yine.
m.,

^ ^ gülümsedim. teşekkürler. gamze ile nâzı aynı dizede görmek bile suçu üzerimden atmama yardım ediyor. 'yaradılışım bu yahu yoksa şımarık olmak tercihim değil.'

büyük trajedi olmuş ailede. tanıdığın gamzelerin, gamzeli olup olmadığından yahut gözlerinden bahsetmemişsin.

daha benden çok insan ölmedi de ondan mı bu hâlim? fakat insan dedesi ölünce de ağlamaz mı? ki çok yakındık. ne bileyim ya da ağlamamak dayanıklılık mı ki? ulus'a ağlamıştım. dayanamamış mıydım? hepsi geçti geçiyor geçecek.

yazarken sakallarınla oynuyor musun? ben hep yüzüme dokunuyorum.
kültablam seninkine yetişmeye çalışıyor, bu ne hırs?!

gamze.
gamze.
gamze.
evdeki herkesin kedi olduğu köye bolca selam ve mır. ... yavru mu? yavruysa miyk de koyuyorum maile. mektup diyeyim mi? postacı yoksa mektup da mı yok?

sen yine yazmak istiyorsun. uzun süredir yazmak isteyip yazmaman zamansızlıktan mı? artık ama öpmesinler. beni dinlemiyorlar. ben söylemiyorum. sen yaz.

başka evde olmak da ne güzeldir ama başkası yokken. ben taşınmaya bayılıyorum dedim geçen gün babam 'az taşındığın için' dedi, haklı olabilir. şehirlerce göçmek bir açlığa işaret ediyor, belki tatsam doyarım.

senin şiirlerinde ne var onu sonra yazacağım. o saatten beri beynimde dönüyor. bu beyin de işte bende hemen cerrahi anlamını buluyor. bu kez 'beynimde dönüyor' yanlış oluyor. kalple de aynı şekilde sorunluyum. kelimesi hiç romantizm getirmiyor. zaten romantizm de gerekmiyor ama kalp işte anıldığı an purkinje iplikleri, his demetleri... anıldığı yerden uzaklaştırıyor.
..., ..., ..., sen. hepinize birer ip uzattım. güzel gece.
tashih: 5 valiz değil 0.5 valiz.
ve devamında, Turgut Uyar konuşmaktan imtina eder oldum. Turgut Uyar Turgut Uyar Turgut Uyar herkese uyuyormuş gibi son günlerde ya da ben mi iyice çevremi daralttım? Bir T.U. çemberindeyim. herkese uysun istemiyorum. : ( ah bak, kıskanmak. yazdığını değil okuyanını.
sana uysun sana onu ben zaten uydurdum. yani seninle konuşmakta bir sakınca yok. (alınganlığından korkmuşum bugün sanırım yoksa böyle uzun açıklamam gerekmezdi)
atlar şiirlere çok yakışıyor değil mi? [hemen de ece ayhan hemen de zambaklı padişah] [enis akın durur mu? durmaz. görkemli göğ var elinde]
şiirde daha ne güzel? baba, tren, göğ kendi başına şiir, mavi, lâl, rakı,...
sen anımsat az da.
şimdi içim çok bulanıyor. gözlerim dumanlanıyor.
sonra yazarım. ama yazarsan muhakkak okurum. ama yaz.
kıskanmak, benim dize çekmeme tekabül ediyor mu emin değilim, sen söyle? benim yazamadığım, başkasının yazdığını kullanmak zorunda kalmak eksik hissettiriyor belki biraz. modern sanatın tanımı da bu değil mi ama? - bunu ben de yazabilirdim. - evet ama yazmadın.
yahu bu ara ben çok mu konuşmuşum sanki, yine sana mı bir başkasına mı söylediğim hakkında şüpheye düşüyorum. ben şiirin peşinde koşabiliyorsam o şiiri seviyorum. sen bir yazıyorsan ama ben beş koyuyorsam üstüne işte o şiiri unutmuyorum. bunu yapan iyi şair midir? hayır. sadece, benimdir. bellekten çeker çeker kulanırım, bir metne kapım olur altına yazarım üstüne yazarım yanına yazarım. kimi de bin yazıyor ama bana değmeden geçiyor. bu kimin sayfasını dürer ki?

atlıkarınca müziği çaldığı zaman çok seviyorum evi.
şimdi en çok. bu kahve sahiden güzeldi.

ne güzel oluyor gamze deyince. :) gamze, bir boşluk. kızım, canım, dostumla dolmaya çalışıyor ama olmuyor sen de bilirsin ki 'bir boşluğu ancak daha büyük bir boşluk doldurabilir'.
elbette var. gün içinde ediniyoruz çoğumuz evet ama birileri sabah yanında getiriyor işte. nöbetleşe de biraz. bugün kimi günü?
çocukluğumdan beri ruhi su dinlemedim. bir demlik çayı dökmek ziyan içesim de yok. beklesin. bayat çaydan zehirlenilir bazen [aslında bazan].
bir çay zorla. dört sigara. beşinci bittiğinde tekrar yatılacak.
..., bildiğin kokuyor. sigara, kahve, çocuk, çiçek, dağ ve kadın parfümü.
bir sürü dize çekeceğim senden ve şiirlerin adları kalacak herhalde ama senin adını unutmam. :)
yorgunluk geçmez bazen. uyuyan kediye yılan bile dokunmaz bu ne biçim turkcell.
yemeğe gitmişsindir. afiyet olsun. su içip uyudum.

g.
turkcell mesajları uyandırıyor. küfredersen o mutlu uyanan kadınlardan olamıyorsun. ne kadar öfkeli kalkarsan o kadar parmağını vuruyorsun, saçların o kadar dolaşık oluyor. sakin olmak lazım.
işte mailmizin tanburî cemil bey çalıyor eski plakta köşesine geldim. bu sabah şu leyla ile mecnun'un bir(?) şarkısıyla uyandım. yoksa jenerik mi? bilmiyorum. henüz izlemedim. 'derdimiz vardı bize kadar şimdi oldular dize kadar' kısmı art arda art arda gelince transik bir hâl alıyor.
uzun süre sonra ilk defa çay demledim, oturdum masaya. (bak masa da o kelimelerden biri. :)
şimdi seni okuyacağım. ... kadar güzel kelime de çok azdır.

G.
siyah'tandı değil mi o? bir de bu var işte; bu kötü. dizeleri alıyorum şiiri, şairi arkasında kalıyor. sonra bir şey yazarken hep 'bunu ben mi yazıyorum?' sorusu. bir google search bir cümle/dize. olmuyor tabii. kaldırıp atıyorum bu kez.
kürtçem hiç yok. :/ belki bir ki arkadaş dosttan öğrendiğim. aile laz, ermeni, çerkez, arnavut vikvik bikbik diye gidiyor diller de öyle. ama kürtçe yok işte. ne güzel oldu :) bari bir dilden bir iki kelime öğrenseydim dedim diye mi yapıyorsun bu güzelliği tesadüf mü oldu? yoksa sana demedim mi onu ben? beynim bulandı bir an.
türbe neden yeşildir bilmiyorum. türbe yeşilinden yıllarca çok korktuğumu biliyorum.
yazın bitti uykuya gidilsin? kêf yalnız camel'la mı akıllım? west de güzel ki.
Bundan sonra bölünmeyecek. İnsanları kırmamaya çalışıyorum. Dinliyorum dinliyorum dinliyorum. Türbe olmuşluğum var. Bazen oluyor 'beni artık kimseler arayıp da bulmasın' deyip kapanıyorum. Biraz toparlanıp çıkıyorum. Şımarık olabilirsin sen bazen benim için daha iyi. En azından nazdan herkesi öldürdüğüm anlarımı senden sakınmam. Kedilerin avlanıyor olması gerekmiyor mu şu saatte? o minik şeylerin insan olmadığına emin misin? kedi izlemenin öyle bir yanı var hakikaten bu yüzden mi insanlar kedi videolarıyla iletişiyor dersin?
''tutmak'' ne kelime? dün nazik bir adam olduğunu fark etmiştim yine nezaketten uykuya gitmezsin yazmamı beklersin diye düşündüm. lütfen öyle yapma. ben de tedirgin olmayayım.
bir gün benim de sigaram olacak.
'ben hep bunu içerim' dediğim bir sigaram,
'ben hep şunu okurum' dediğim bir gazetem olsa dünya daha güzel bir yer olabilir. belki. imkânı elverdiğince. :/